Hacıyatmaz misali kafamı vura vura olduğum yerde sallanıp durduğumu
farkedeli çok olmadı. O zamandan bu zaman kendim dediğim zatı muhteremin kabuk
değişimini nasıl anlatabilirim diye düşünüp duruyorum günlerdir. Bu süreçte binlerce
kilometre yol katetmeme ve bolca zamana sahip olmama rağmen tarifi pek zor bir
hallerdeyim.
Bunu zorlaştıracak değilim kendime de…
Yakında arkası arkasına sürecimi yazacağım.
“Kabuk”
pek yakında…
aşk, ihtiras, intikam…
tekmili birden!
-
Son Yazılar
Son Yorumlar
- Ben Kimim için Temel
- hücre meselesi için efsr
- hücre meselesi için sebahat
- duvarlar, taşlar ve yollar… için sebahat
- Kardan hikaye…. için sebahat
Arşivler
- Temmuz 2010
- Haziran 2010
- Ocak 2010
- Ekim 2009
- Eylül 2009
- Mayıs 2009
- Mart 2009
- Şubat 2009
- Ocak 2009
- Aralık 2008
- Kasım 2008
- Ekim 2008
- Eylül 2008
- Ağustos 2008
- Temmuz 2008
- Haziran 2008
- Mayıs 2008
- Nisan 2008
- Mart 2008
- Şubat 2008
- Ocak 2008
- Aralık 2007
- Kasım 2007
- Ekim 2007
- Eylül 2007
- Ağustos 2007
- Temmuz 2007
- Haziran 2007
- Mayıs 2007
- Nisan 2007
- Mart 2007
- Şubat 2007
Kategoriler