Sözlerin yetemediği yerler vardır. Ne yapsanız anlatamazsınız. O kadar çok şey dolanıp dururken beynimizin kıvrımlarında ve vücudumuzun her hücresinde biz bir türlü ifade edemeyiz. Peki neden?
Ben bilmiyorum. Ama sanki bir kaç cevabım varmış gibi geliyor. Bildiğiniz bir adres sorulduğunda tereddütsüz tarif ederiz sorana. Çünkü yerini biliriz, nasıl gidilmesi gerektiğini biliriz ve herşey kesindir. Gerçektir. Tereddüt yoktur. Demek ki kelimelerin yetmediği nokta emin olmadığımız nokta… Mantığım böyle diyor.
Ama zamanlı zamansız ortaya çıkan o derinden gelen ses fısıldıyor yine kulaklarımıza gıdıklar gibi düşüncelerimizi… Koca bir alem sığar mı birkaç bin kelimeye? Ne diye tereddütten olsun ki? O kadar anlamlı ki o kadar güçlü ki o kadar büyük ki yetmez kelimeler…
Sıradanlaşıyorum.
Bu tür cümleler bile saçma gelmeye başladı. Oturuyor sanki yerine taşlar. Kendimize söyleyemediğimiz yalanlar bir bir ortadan kayboluyor.
Herşey değişiyor da..
Bir tek şey değişmiyor.
Anlatmaya kelimelerin yetmediği bir şey.
-
Son Yazılar
Son Yorumlar
- Ben Kimim için Temel
- hücre meselesi için efsr
- hücre meselesi için sebahat
- duvarlar, taşlar ve yollar… için sebahat
- Kardan hikaye…. için sebahat
Arşivler
- Temmuz 2010
- Haziran 2010
- Ocak 2010
- Ekim 2009
- Eylül 2009
- Mayıs 2009
- Mart 2009
- Şubat 2009
- Ocak 2009
- Aralık 2008
- Kasım 2008
- Ekim 2008
- Eylül 2008
- Ağustos 2008
- Temmuz 2008
- Haziran 2008
- Mayıs 2008
- Nisan 2008
- Mart 2008
- Şubat 2008
- Ocak 2008
- Aralık 2007
- Kasım 2007
- Ekim 2007
- Eylül 2007
- Ağustos 2007
- Temmuz 2007
- Haziran 2007
- Mayıs 2007
- Nisan 2007
- Mart 2007
- Şubat 2007
Kategoriler